Sıkça Sorulanlar IAOSB Haritası Yararlı Linkler Üye Girişi
AnaSayfaBölge TanıtımıAltyapı HizmetleriMevzuatlarDuyurularİletişim

 

Başkanın Kaleminden

                           ODAĞIMIZ EKONOMİ OLMALI


Devletin temel kurumları arasında yaşanan olağanüstü olaylar, toplumda tedirginlik yaratmaktadır. Anayasa Referandum Mitingleri, bilgilendirici ve yönlendirici olmaktan çok, gerilimi tırmandıran platformlar haline dönüşmüştür. Siyasetin kalitesi düşmüştür.  Siyasi partiler arasında görüş ve düşünce ayrılığı olması; seviyeyi düşürmenin, gerilim yaratmanın gerekçesi olmamalıdır. Siyasi parti liderlerinden, Anayasa’ nın değiştirilmesi öngörülen maddelerini açıklayarak Referandumda neden Evet veya Hayır oyu istediklerini halka somut olarak anlatmalarını, içinde bulunduğumuz kritik süreçte kutuplaşmayı tahrik edecek beyanatlardan kaçınmalarını bekliyoruz.

Türkiye ekonomisi, çıpa desteği almadan krizi atlatma sürecine girmiştir. Deneyimli, atak sanayicimiz ve ihracatçılarımız en zor koşullarda üretimini, ihracatını sürdürmüşlerdir. Bir de ekonomiye ve iş dünyasının sorunlarına odaklanabilsek, kalkınma yolunda ciddi mesafeler kat edeceğiz.

Ekonominin ve finans piyasalarının siyasi gelişmelere duyarlılığının azalmış olması sevindirici bir gelişmedir. Artık olağanüstü olaylar, olağan hale gelmiştir.

Makro ekonomik göstergeler ve büyük ölçekli işletmelerden sonra KOBİ’ lerin de performansları iyileşmeye başlamıştır. 2010 yılının ilk 6 ayında KOBİ’ lere verilen kredilerin geçen yıla göre yüzde 21 oranında artarak 100 milyar TL’ yi aşmış olması ve KOSGEB’ in yeni destek programları KOBİ’ ler için can suyu niteliğindedir.

2001 ve 2008 krizleri sanayicilere, iş adamlarına çok şey öğretmiştir. Firmalarının zayıf yönlerini net bir şekilde görmüşler ve bunları güçlendirmenin yollarını aramışlardır. Ürün ve pazar çeşitlendirilmesi yönündeki çabalarını arttırmışlardır.

İhracatta Avrupa Birliği dışı ülkelere yapılan ihracatın artmış olması, eksen kayması olarak nitelendirilmemeli, bu artış Türk sanayici ve ihracatçısının başarısı olarak değerlendirilmelidir. Tüm ülkeler hedef pazarımızdır. Yeter ki mal satalım.

Kamuoyunu uzun süre meşgul eden ve tüm kesimlerden destek alan Mali Kural Yasası’ nın ertelenmesi, Hükümetin referandum ve 2011 yılında yapılacak genel seçimler nedeniyle mali disiplini gevşeteceği izlenimi vermiştir. Söz verildiği gibi, Ekim ayında veya 2010 yılı sonuna kadar ekonominin kalıcı çıpası olacağı ifade edilen Mali Kural Yasası çıkarılmalıdır.

Döviz kurlarının olması gereken düzeyin altında olduğunu, diğer bir ifadeyle TL’ nin aşırı değerli olduğunu Hükümet ve Merkez Bankası dahil olmak üzere kabul etmeyen yoktur. Ancak, aşırı değerli TL’ nin ekonomiye verdiği zararı önleyecek strateji konusunda somut bir çaba gösterilmemektedir. Mevcut kurlarla ihracat artışı sürdürülemeyeceği, ihracatın tökezleyeceği çok açıktır. Nitekim Temmuz ayı ihracat artışı,  yüzde 5,9 oranı ile tek haneye düşmüştür. Otomotiv ihracatı yüzde 6, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 5 oranında azalmıştır. IMF raporunda ise, ithalata bağımlı büyümenin sürdürülemeyeceği vurgulanmıştır ki, bu tespit de, TL’ nin normale dönmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Türkiye’ nin krizden en hızlı çıkan ve ekonomisi canlanan bir ülke olduğu söylendiği halde, doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekilememesi dikkat çekicidir. 2010 yılının Ocak-Mayıs döneminde 2,6 milyar dolar yabancı yatırım gelmiştir. Yılsonunda bu rakamın en iyimser tahminle 8 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Yatırımcıların finansman olanaklarının daralması yanı sıra, Türkiye’ nin istikrarlı bir ülke olmaması da, yabancı yatırımcıyı caydırmaktadır. Ocak-Haziran 2010 döneminde yüzde 181 oranında artarak 20 milyar doları aşan cari açığın finansmanı açısından en sağlam kaynak, kuşkusuz doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıdır. Bu nedenle de, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Elektrik dağıtımının özelleştirilmesi ihaleleri rekor bedellerle gerçekleştirilmektedir. Ancak, ihaleyi kazanan firmaların yapacakları yatırımlar, kullanacakları kredilerin faizleri ve kayıp-kaçak bedellerinin elektrik fiyatlarına yansıtılmayacağı konusunda kamuoyunun endişelerini giderecek açıklama yapılmamıştır. İhalelerde yüksek bedel ile birlikte, elektrik dağıtımını üstlenen firmaların teknik, mali ve idari yeterliliklerinin de dikkate alınmış olduğunu umuyoruz.

Hilmi Uğurtaş
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi
Yönetim Kurulu Başkanı



İZMİR ATATÜRK ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ 
Her Hakkı Saklıdır.
Tel: +90.232.376 71 76 (Pbx) & Faks: +90.232.376 71 00
Bu Site en iyi 1024 x 768 çözünürlükte izlenebilir.